Bazen eskimiş, cilası, boyası dökülmüş ahşap bir eşyayı yenilemek isteriz ya da yepyeni anılara merhaba diyecek ham bir objeyi baştan yaratabiliriz. Biraz beceri, ilgi ve sabırla birbirinden güzel ve kullanışlı bir çok ürünler ortaya çıkarabilirsiniz. Böylece hem yaratıcılığınızı geliştirmiş hem de bir terapi yöntemi olarak düşünürsek günün stresinden arınmış olursunuz. Attığınız her fırça darbesinde deşarj olup kendinizden birşeyler kattığınızda bu işin ne kadar eğlenceli ve rahatlatıcı olduğunu göreceksiniz

NASIL YAPILIR?

Malzemeler
Ahşap obje (eski bir eşyanı yada hobby mağazalarından almış olduğunuz ham obje), zımpara, akrilik boya, çeşitli kalınlıkta fırçalar ve vernik (isteğe göre yarı mat da olabilir).
Yapılışı
Öncelikle objemiz ne olursa olsun işe zımpara yaparak başlıyoruz. Kuru bir bezle tozunu aldığımız objenin, ipeksi bir yüzeye sahip olduğundan emin olduktan sonra açık istediğimiz renkteki boyayı bir kat sürüyoruz.

Boyanın ilk katı iyice kuruduktan sonra, su zımparasıtla hafifçe, yaniden zımparalıyoruz.

İkinci kat boyayı sürebiliriz.

(Örneğin sağ üstte gördüğünüz sandalye, daha önceden kullanılmış olup, zımpara ile tamamen temizlenmiş ve boya işleminin ardından kişinin zevkine göre desenlenmiştir.)

Kuruma işlemi bittikten sonra üzerine dilerseniz istediğiniz tekniği uygulayabilir yada sade bir şekilde vernikleyip kullanıma hazır hale getirebilirsiniz.

30 Ağustos 2008Ahşap Boyama Teknikleri

Teknikleri

DEKUPAJ

-Ahşap obje
-Uygulamak için seçtiğiniz resim
-Akrilik boya
-Dekupaj tutkalı
-Su zımparası
-Fırça (Değişik kalınlıkta fırçalar)
-Vernik

Objenizi zımparalayıp temizleyin. Özellikle fotokopiyi yapıştıracağınız yüzeyin pürüzsüz olmasına dikkat edin.

Fotokopinizi tersten zımparalayarak kağıdı inceltin. Bu işlem kağıdın çok daha kolay ve pürüzsüz yapışmasını sağlayacak.

Resminizi önceden hazırladığınız yüzey üzerine dekupaj tutkalı ile yapıştırın. Yapıştırdığınız yüzeyde hava kabarcığı olmamasına dikkat edin. Resmin etrafını tamamlayarak ya da dilediğiniz bir tekniği uygulayarak objenizi tamamlayın…

Son olarak verniğinizi sürün. Objeniz hazır. Güle güle kullanın.

30 Ağustos 2008Ahşap Boyama

TRANSFER TEKNİĞİ

-Ahşap obje
-Uygulamak için seçtiğiniz resim
-Akrilik boya
-Beyaz astar boya
-Transfer tutkalı
-Su zımparası
-Fırça (Değişik kalınlıkta fırçalar)
-Vernik
Akrilik boya (1 boya + 2 su ) su ile inceltilir. Yassı kıl fırça ile ince bir kat sürülür, kurutulur. Kuruyan boyanın üzeri sıfır nolu zımpara ile hafifçe zımparalanır (pürüzsüz yüzey fotokopi kağıdının iyi yapışmasını sağlar).
Transfer tutkalı fırça ya da parmakla sürülebilir. Önce resminizin boyalı yüzeyine ince bir kat, daha sonra yapıştıracağınız zemine ince bir kat transfer tutkalı sürülür, kurumaya bırakılır. Hızla kuruyup şeffaf hale gelince resmin boyalı yüzüne ikinci defa daha kalın bir tabaka transfer tutkalı eşit şekilde sürülür ve kurutulmadan hemen yüzeye yapıştırılır. Ortadan kenarlara doğru bir bezle hafifçe bastırılarak yapıştırılır. (hava kabarcığı kalan yerlere iğne batırılıp, silinerek havası çıkartılır). Transfer tutkalı en az 3 saat bekletildiğinde tam ve şeffaf olarak kurur. Daha fazla beklenebilir ama 3 saatten önce kağıdı sökme işlemine geçilmemelidir.

Kağıdın yüzeyi çok az nemlendirilir ve bir köşesinden sökülmeye başlanır. Fotokopide renklerin yoğun olduğu yerlerden kağıt kolayca sökülecektir. Beyaz olan yerlerde fotokopi boyası olmadığı için kağıdın sökülmesi daha fazla nemlendirmeyi gerektirir. Beyaz yerlerden kağıdın temizlendiğine emin olmalısınız. Yoksa cila aşamasında yüzeyin üzerinde kalan kağıt tabakası pürüzler oluşturur.

Resim ince bir tabaka halinde yüzeye taşınmıştır. Kullanılan boyanın uygun renkleri ve uygun fırçası ile tamponlayarak resim tamamlanır. Gereken yerlerde sivri uçlu fırça kullanılır.

Son cila olarak; parlak bir yüzey için çatlatma verniği ya da mat bir yüzey için; mat sprey cila kullanılır.

Püf Noktası: Transfer yaparken, transfer tutkalını hem obje üstüne hem de transferini yapacağınız fotokopi üstüne sürün ve hiç hava kabarcığı kalmadığından emin olun. Transferinizi açmak için en az 2 gün bekleyin

30 Ağustos 2008Ahşap dekor ekonomiktir!

Ahşap dekor ekonomiktir!

Ahşap, ekonomik bir malzemedir. Diğer kaplama malzemeleri ile karşılaştırılırsa hemen daha ucuz olduğunu söylemek mümkündür. Ağaç türlerinin çok olması, kaplama malzemesi olarak çok değişik şekillerde kullanılabilmesi daima daha ucuz bir kaplama imkanını vermektedir. Bundan başka ahşap masif parkeler uzun bir ömre sahiptir. Aşinan, yıpranan masif ahşap kaplamalar sistire ve bakim yapılarak iyi duruma getirilebilmekte ve böylece çok uzun süre kullanılabilmektedir.

Ahşapta dikkat edilecek hususlar…

Ahşap’ın en büyük düşmanı nemdir. Çürüme, böceklenme, boyutların değişmesi yani çalışma, neme bağlı olaylardır. Parke döşeneceği ortamda doğrudan su ile temas etmediği taktirde nem alabileceği yerler sinirlidir. Bunlar zeminin betonu ve şapı, yapıştırıcılar ve yüksek hava nemidir.

Ahşap parkelerin döşeneceği zeminin kuru olması gerekir. Çimento bazlı her türlü sap, en az 30 gün dinlendirilerek kurutulmalıdır. Kurutma süresi şapın kalınlığına, ortamın şartlarına ve mevsime göre değişmektedir. Sap içerisindeki nem miktarı yüzeyden en az 2-3 cm. derinliğine inerek kontrol edilmelidir. Ölçümde GANN Hidrometre RTU 600 kullanıldığı taktirde şapın azami nem değeri 30 olmalıdır. Döşeneceği ortamın ısıtma sistemi ve denge rutubeti dikkate alınarak kurutulmuş olan masif parke, döşeneceği ortamda bir süre bekletilmelidir. Bu süre parkenin kendisini döşeneceği ortama uydurabilmesi ve ortamın denge rutubetine ulaşabilmesi için yeterli olmalıdır. Mevsime, parkenin rutubet derecesine, boyutlarına ve ağaç türüne göre 1 ile 3 ay arasında değişmektedir. Daha sonra istenmeyen durumlarla karşılaşmamak bu sürelere riayet edilmelidir. Kuru ahşap, doğrudan su ile temas ederse, ya da yüksek hava neminde uzun süre kalırsa şişer ve boyutları değişir. Şişme sonucu ortaya çıkan sekil bozukluklarının tamir edilme imkanı yoktur. Sökülüp yenilenmesi gerekmektedir.

Ahşapla birlikte problemsiz bir hayat sürdürmek istiyor isek, yapacağımız tek şey onu nemden korumaktır.

Sizi de ahşap dünyasıyla tanışmaya davet ediyoruz…

Bizdeki hizmetlerden bazıları:
Ahşap lambiri,
Ahşap daban döşeme (rabıta).
Kamelya,
Çardak,
Sundurma,
Ahşap ev,
Ahşap merdiven,
Dekoratif ahşap işçilikleri,
Ahşap bahçe (korkuluk, salıncak, su köprüsü, park oturakları,ahşap kapama) süslemeleri,
Ahşap doğrama
Ahşap saçak kaplama,
Ahşap cephe kaplama,
Ahşap köpek kulubesi,
Ahşap saçak tahtası,
Ahşap sipariş kereste,
Ahşap ambalaj (palet, sandık)
ve bunun gibi bilumum ağaç işlerinin yanısıra
Ahşap inşaat malzemeleri de sunmaktayız.

-Ahşap Kereste,
-Ahşap Küpeşte,
-Ahşap Kolon ve kiriş kalıpları,
-Ahşap Çıta çeşitleri,
-Tuğla ağaç kaması,
-Bürüt kalıp çekimi, 5×10 10×10 ve ahşap tahta silimi)
Ahşap, Ahşap Dekor, Ahşap Dekorasyon, Ahşap İnşaat, Ahşap Rabıta, Ahşap Lambiri, Ahşap Sundura, Ahşap Kamelya, Ahşap Fuga Çıtası, Ahşap Süpürgelik, Ahşap Şafak Tahtası, Ahşap Kolon Kriş, Ahşap Kalıbı, Ahşap Kalıp Brüt, Ağaç imalatı, Ahşap Ambalaj Sandığı, Ahşap Küpeşte Kalıbı, Ahşap Küpeşte, Ağaç, Ahşap Laminant, Ahşap Lamina, Ahşap Lamine Parke, Ahşap Laminant Parke, Ahşap Laminat, Ahşap Laminat Parke, Ahşap Parke, Ahşap Rabıta Parke, Ahşap Keserte Silimi, Ahşap İnşaat müteahhitliği, satılık daire, arsa karşılığı inşaat, tuğla kaması, Ahşap süsleme, Ahşap çardak, Ahşap daban döşeme, Ahşap tavan döşeme, Ahşap taban döşeme, Ahşap saçak, ağaç doğrama, Ahşap teras kapama, doğramalık kereste satımı, inşaatlık kereste,

Ahşap, Ahşap Ev ,AHŞAP YAPI ELEMANLARININ KULLANIMI VE DEĞİŞİMİ

AHŞAP YAPI ELEMANLARININ KULLANIMI VE DEĞİŞİMİ

Zaman içinde mimarinin değişimine yeni konstrüksiyonu ve biçimlere yönelmesine çok çeşitli faktörler etkili olmuştur. Bunlardan biride yapı malzemeleri seçimi endüstriyel gelişmedir.

Ahşap canlı bir organizma olan ağacın meydana getirdiği lifli heterojen ve an izotrop bir dokuya sahip organik esaslı bir yapıya sahiptir. Ahşap adı Arapça “odundan mamul eşya anlamına gelen” Hasep kelimesinden gelmektedir. Ahşap diğer yapı malzemelerinden farklı olarak belki de canlı bir dokunun ürünü olması nedeni ile yapılarımızda daha çok görmek istediğimiz sıcak bir malzemedir. Ancak özellikle ekonomik nedenlerle çağımızda kullanılması gittikçe zorlanan doğal ahşap günümüz teknik imkanları ile homojen ve izotrop bir malzeme olarak geliştirilmiş, böylece ölçü bakımından yapıda kullanılmaya elverişli olmayan ahşaptan ve de değerli ağaçlardan en fazla yararlanma imkanları getiren fabrikasyon ürünü ekonomik amaçlı yapıda doğal ahşaptan daha geniş olanlara sahip suni ahşap malzemeler kullanılmaya başlanmıştır genel olarak ahşabın yapı kuruluşunda yer alışının tercih nedenlerini, elde ediliş kolaylığı açıklık geçmede konstrüksiyon kuruculuğunda sahip olduğu imkanlar malzemenin işlenebilme ve istenilen biçime getirebilme rahatlığı ısı – ses tutuculuğu ve sıcaklık hissi ve hijyenik yönü ile mekanik mukavemetin oldukça yüksek değere sahip oluşu şeklinde özetleyebiliriz.

Ayrıca mimarimizde çok geniş kullanım alanına sahip olan ahşap malzemenin seçiliş nedeni içinde felsefi düşüncesinin bir yeri vardır. Örneğin Türklerin doğa sevgisini ağaca karşı olan geleneksel saygılarını ortaçağ Avrupa’sının kalıcı taş yapılarının yerine geçici yapılar yapmadır ki dünya görüşlerini ve sökülebilir bir malzeme seçimi ile göçebelik hislerini ahşap kullanımları ile bağdaştırabiliriz.

Oğuz Türklerini Oğuz Destanındaki Fıstık Çamı, Kaynı ağacından doğan beş erkek çocuğun öyküsü veya Türkün her olayı bir ağaç dikme vesilesi yapmasını ağaç sevgisinin en güzel örneği sayabiliriz

Eski insanlar evini yaparken hiçbir zaman onu en küçük detayına kadar tamamlamıştır. Gelecek kuşakların da bir takım ilaveler yapmasını istemiştir.ayrıca bazı evlerin kapılarının üstünde “mal ve mülk için yalan dendiği ve gerçek sahibinin kim olduğunu soran” çeşitli beyitlerin bulunuşu da Türk felsefesine gören evin geçici olarak kabul edildiğini açıkça göstermektedir. Çağdışı devirlerdeki Avrupa da görülen anıtsal ve kalıcı taş yapıların ise aynı anlamı taşımadığı gözle görülür bir gerçektir.

Mimarinin biçimlenişinde malzeme önemli bir faktör olmuştur. Dolayısıyla yapı malzemeleri teknolojisindeki değişimler ve gelişimler mimarinin konstrüksiyon ve formuna da paralel olarak aksetmiş ve bu değişimlerin bütünleştirdiği yeni bir mimari çıkmış, zaman süreci içinde ahşabın mimarideki kullanımını öncelerken konuyu teknoloji büyük değişiklikler gösteren endüstri devrimi öncesi ve sonrası olmak üzere ikiye ayırarak incelemek daha uygun olacaktır.

Endüstri devrimi öncesi ahşap, ilk insanın barınak gereksinimlerini karşılamak amacı ile kullanıldığı doğal yapı malzemelerinden biri olmuştur. Önceleri ağaç kavuğundan başlayarak yapıda saz, kamış ve ahşap yığma tekniklerini uygulamış ve ahşap karkas sistemine geçilmiştir. Doğal ahşapta eskinin zamana bağlı geleneksel bir gelişme gösteren malzeme seçimi ve kullanımı bilgisi ile günümüz malzeme kullanım tekniği arasında çok az değişim görülmektedir.

Örneğin ahşap çatı kuruluşun da ilk defa Prigya ‘ da uygulana teknik ile bu gün kullanılan geleneksel teknikler birbirine çok benzemektedir. Türkler doğa sevgilerini ve felsefi düşüncelerini ahşabın kendine özgü fiziksel özellikleri ile birleştirerek genellikle ahşaba yer vermişlerdir. Ahşap karkas sistemi çağdaş düzeye varacak şekildedir.

17 nci ve 18 nci yüzyıla kadar görülen örnekler aynı devir Avrupa’sındaki örnekler karkasın her kısmında çok büyük kesitli ahşapların yer aldığı daha enine bağlayıcılardan kurulduğu pencere açıklıklarının ahşabın genel kullanım ilkesine uymadığı, kullanılan payandaların ise esas taşıyıcılık görevi yerine süs için yapıldığı görülür.

9 ncu yüzyılda Selçuklulardan itibaren gelişen ahşap oyma sanatı da, Osmanlılarda 16 ncı ve 17 nci yüzyıllarda Hayrettin, Sinan, Davut ve Mehmet ağalar gibi devrin en ünlü mimarları tarafından Topkapı Sarayında açtıkları atölyede öğretilmekte idi.

Endüstri devrimi sonrası ekonomik koşullar ve kullanım amacına yönelik malzeme, üretim endüstrisinin gelişmesi ile doğal ahşap şeklini değiştirerek yerini yavaş yavaş yapay ahşap malzemelere bırakmıştır. Kaplama malzemeler 1840 tarihinden sonra mobilyacılıkta endüstrileşme başlangıcı ile geliştirilmişse de M.Ö. 1500 yıllarında Mısır Firavunu Tutankemenin mezarında bulunan fil dişi kakmalı abanoz ve sedir ağacından kaplama yapılmış bir sandık bu tekniğin çok eskiden de bilindiğini ortaya koyan bir anıttır. Ayrıca M.S. 6 ncı yüzyılda Japonya’daki ev duvarlarında kullanılan ağır kağıtlar bu gün üretilen benzeri lif levhalara örnek olarak gösterilebilir. 1930-1939 yıllarında özellikle F.L. Wright, R. Nevtra gibi ünlü mimarlar ahşap türü geleneksel bir malzemeyi ileri yapı teknikleri ile bütünleştirerek çok güzel örnekler ortaya koymuşlardır. Bu arada doğal ahşap malzemenin rutubet, deformasyonunu gidermek, yanmazlığını sağlamak ve mikroorganizmalara karşı dayanımını arttırmak amacı ile çeşitli korunum yöntemleri üzerinde araştırmalar geliştirilmiş ve heterojen yapının istenilen kaliteye ulaşması sağlanmıştır. 1908’ de Avusturya’ da, 1915’ de Amerika’ da ahşap değişik şekillerde kullanılmıştır.

Ülkemizde geleneksel yapılarımız incelendiğinde ahşap karkas sistemin yer aldığı sistem kuruluşunda sadelik ve fonksiyona aşırı özen gösterdiği ortaya çıkar. Karkas sistem arasındaki düşey yönde belli aralıklarla ara dikmeler kullanılmış, çerçeve sistemi payandalar yardımı ile rijitleştirilmiştir. Karkas arası boşluklar kerpiç, tuğla, taş gibi malzemelerle doldurulur, yöresel özelliklere göre dıştan yatay ahşap kaplamalar veya bağdadi sıva ile örtülmüştür. Duvar boşluklar ahşap kapaklar ve de alçının yer aldığı kafa pencereleri kullanılarak çözümlenmiştir. Geleneksel mimarimizin temel simgesi çatıda kendini göstermiş yapı hareketleri ilke olarak çatıya aktarılmadan oturtma çatı sistemi içinde çözümlenerek geniş saçaklarla yapılar kendine özgü bir biçim almıştır. Birbirine değen saçakları ve çıkmaları ile geleneksel bir Türk sokağı dış doğal etkilerden tamamen korunmuştur. Dolayısıyla genel mimari biçimin meydana gelişinde ahşap malzemenin gücüne bağlı kalınmıştır. Bu yüzden ahşap karkas zemin katta masif taş duvar üzerine yükselerek veya dikmeler üzerine alınmak suretiyle aşağıdan yukarıya doğru genişleyen sistem kendini göstermiş her iki şekilde ahşap yapıya bir oran ve modül anlayışı gelmiştir. Yapının doğa ile bütünleşmesi sağlanmış, tavan ve saçaklarda renk ve şekil cümbüşü ile yapıya ayrı bir güzellik kazandırılmıştır. Bu dönem malzemeden mimariye akış dönemidir. Günümüzde ise teknolojinin getirdiği imkanlarla yeni yeni çeşitler oluşturulmuş suni ahşap plak lambri, kirişlerle istenilen mimari formlar elde edilmiştir.

Malzeme yapı fiziği sorunlarında halledilerek mimarimizin ihtiyacı olan malzemeler arasında önemli bir yer almaktadır.

En Cok Aranan Kelimeler

Ahşap Boyama,Ahşap Nedir , Ahşap Sanatı , Ahşap Kapı
Mobilya ,Ahşap Mobilya , Ahşap Merdiven,Kereste
Ahşap Ev Resimleri , Ahşap Evler , Ahşap

Ahşap, Ahşap Ev ,ERZURUM MAHALLESİ GELENEKSEL KONUTLARINDA AHŞAP İSKELETİN YAPISI

ERZURUM MAHALLESİ GELENEKSEL KONUTLARINDA AHŞAP İSKELETİN YAPISI

Ahşap yapılarda zemin kat direklerle teşkil edilir. Bunların yükseklikleri 2.5-5 m arasında değişmektedir. Kesitleri oldukça kalındır. 20 x 20 ve bazen daha kalın olabilir. Direklerin yerleri betonarme karkasta olduğu gibi plan durumuna göre tertiplenmiştir. Üst katta duvarların birleşme yerlerine direkler konulmuştur. Açıklık fazla olmadığından direk görülmemektedir.

Boyları 3 – 4 m olan bu direkler yuvarlak veya dört köşe kesitli olurlar. Daha büyük kesitli ağaçtan biçimleyip kullanılacak kesitteki bir ağaçtan kesilir. Bunun daima dış etkilere maruz bulunan direklerin çürüme, çatlama ve dövme bakımından faydalıdır. Direklerde genellikle başlık ve payanda kullanılmamıştır. Bu yapılarda zemin kat duvarları ve 1. nci kat duvarları aynı hizada değildir. Bahçe içindeki münferit evlerde üst kat dışarı bir parça taşmış olarak yapılır. Yapıların cephesinde bir veya iki oda dışarı çıkmıştır. Bazen sofada dışarı çıkmıştır. Çift taban kullanıldığında bile bunlar kiriş başları ile düzlem içine girerek çakışma payı büyük olan bir satıh meydana getirmezler.

Geleneksel konutlarda kirişler tek istikamette konmuştur. Yönlü kirişlemeler ve çift tabanlar pek görülmez. Direklerin başlığını teşkil eden ve döşeme kirişlerini taşıyan tabanlar büyük kesitli 20 x 25 cm olurlar. Bunlarda direkler gibi kesitteki ağaçtan yalnız kapak almak suretiyle hazırlanır.

Üst katın duvarlarını teşkil edecek olan dikmeler bir yastık üzerine otururlar. Esas dikmeler köşelere, pencere kenarlarına gelmek üzere 1.30 – 1.50 cm ile konur. Pencereler köşeye birbirlerine yakın oldukları zaman dikmeler sıkıştırılmaz. Pencere boşluğunu teşkil etmek üzere tali dikmeler konulur. İskeletin direklerden sonra ikinci esas parçası olan iskeletlerin payandalarına göre daha yatık meyilde kullanılmışlardır. Payanda meyili 30o civarındadır. İmkan bulunduğunda 45o kadar yatık olanlarını dahi yapmışlardır. Ahşap iskelet kısmı düşey ve yatay kuvvetleri karşılayarak evlerin ayakta kalması ve şekil değiştirmemesini, dolgu ve kaplama kısmı ise dış tesirlerin iskelete zarar vermesini temin ederek odaları soğuk ve rutubete, sese karşı tercih etmişlerdir.

Yapının iskeleti şu kısımlardan teşekkül etmiştir.

Yatay kısımlar (Tabanlar, başlıklar, bağlantılar)
Düşey kısımlar ( taşıyıcı ve ara dikmeler)
Çapraz kısımlar, payandalar

Bu elemanlar bir araya geliş biçimlerine göre iskelet yapısına değişik şekilde tespit kolaylığı sağlanmıştır. Dolgu malzemesi sıvanmayan yapılarda iskelet kısmına estetik şekiller vermiştir.

Bu tip yapılar iskeletin bir bütün olarak çalışması ve iskelet yükünün temele eşit şekilde yayılması esasına dayanır. Kagir bir temel topraktan gerektiği kadar yükseltilip çimento şap zemini hazırlanmış taban kirişi tesviye edilmiş zemin üzerine oturtulmuştur. Taban 1 – 2 m’de bir kagir duvar veya hatıla bağlanmıştır. Taban kirişinin altına izolasyon yapılarak iskeleti rutubete karşı tercih etmişlerdir.

Bu da şöyle yapılmıştır. Bir veya iki tabaka halinde özel tutkalı ile yapıştırılan rüberoit yahut benzeri bir tür emdirilmiş bir karton ile temin edilebilmiştir. Tabanın duvar üzerine yerleştirildiğinde tabanın en az kagir duvar yüzü ile aynı seviyede yerleştirildiği gözlenir.

Bu da kaplama kalınlığı kadar duvar yüzünden sızacak sulara karşı bir yağmur damlalığı oluşmasını sağlar.

Bu yapılardan bir kısmında dikmeler 80 – 90 cm de bir konmuş ve köşeler payandalar ile takviye edilmiştir ve dikmeler köşelere pencere kenarlarına iki duvarın kesişme yerlerine rastlayacak şekilde 120 – 150 cm ile yerleştirilerek aralarına dolguyu tespit etmekte yahut kaplamayı çakmak gayesi ile daha ince dikmeler ilave edilmektedir. Döşeme kirişleri direkler üzerine atılan başlıklara oturtulduğundan, direkler üzerine atılan başlıklara oturtulduğu için bir üst katın dikmeleri ise döşeme kirişleri üzerine oturtulduğundan bu sisteme göre yapılar evlerde kirişleri dik gelen duvar yüzüne çift taban, diğer yüzde tek taban görülmektedir. Bu arada her iki duvarda çift taban yapılmak istenmişse yan duvar yüzüne en yakın gelen kirişle yan duvara doğru çakılan küçük bir bindirme kirişlerin alt ve üstüne birer başlık ve taban çekerek ve tabanları cephedeki yabanlarla köşe noktasında birleştirildikleri görülür.

Burada köşeye gelen kiriş parçasının diğer kirişlerinin açı ortayı istikametinde olduğuna dikkat edilmiştir. Tek ve çift taban sisteminde köşedeki birleşme noktalarının teşkili daha detaylı olarak görülmektedir. Bu yapıların bir mahsuru dikmeler altındaki muhtelif taban başlık ve kirişler ahşabın liflere dik istikametteki çalışmanın fazlalığı yüzünden yapı yüksekliğince önemli bir miktar kısalmaya neden olarak evlerde oturmalara ve kaplamalardaki çatlamalara maruz kısımların ebadını takriben görüldüğü kadar göz atacak olursak iki katlı binalarda toplam çalışan kısım yüksekliği h=12 44+12 x 2 =68 cm olduğu görülür. Çalışma kat sayısı % 5 alınarak kısalma miktarı 68×5/100 = 3.4 cm bulunur. İki katlı binaların 3.4 cm kısalması fazlaca bir çalışma miktarı olduğundan taşıyıcı elemanların liflere dik doğrultuda tertip edilmemeleri gerektiği görüşülmektedir. Lif doğrultusunda tertip edilmesi gerektiği görülür.

Bundan dolayı son zaman yapılarında Amerika iskelet yapı sisteminde kullanılmıştır. Ayrıca sonradan yapılan ahşap iskelet yapı sistemi direklere oturan binalara rastlamıyoruz. Her iki katta ahşap iskelet arası dolgu olarak yapılmıştır.

Esas direklerin altına yastıklar konulur. Aradaki boşluklar kerpiç veya tuğla ile örülür. Karkas sistemi aynıdır. Kiriş başlarının geldiği yere çift tabanlı olmak üzere dikme araları ve payandalar aynı biçimde yapılmıştır. Üst kat konstrüksiyonu da aynı biçimde yapılmıştır. Bütün dikmeler aynı boydadır. Bütün duvarların üst hizasına aynı taban kirişi dolaştırılmıştır.

Sonradan kullanılan Amerikan sisteminde ise,

Dikmeler iki kat yüksekliğinde devam eder
Köşeler çift dikmelerle teşkil edilmiştir
Dikmeler 40 – 50 cm ara ile yerleştirilerek taşıyıcı sistem bina içinde daha uygun duruma getirilmiştir.
Döşeme kirişleri her bir dikmenin yanına getirilerek dikmeye yandan çakılmıştır.
Ya dikmeler arasında gerçek payanda yapılmış veya dikmelerin arkasına kertme suretiyle oturan payanda kirişi yerleştirilmiştir.
Kaplama ekseriyetle çapraz doğrultuda yapılarak yatay kuvvetlerle karşılanmıştır.

Bu tip iskeletin en altında dikmelerin kuvvetini döşemeye yayan tabanlar liflere dik doğrultuda çalıştığından bu sistemin esasına aykırı gibi görürsek bu asgari çalışmayı toprak ve kagir temel duvarındaki kaçınılmaz oturmanın devamı olarak görülebilir. Öyle ise temelin yapımı esnasında nelere dikkat etmeliyiz.

En Cok Aranan Kelimeler

Ahşap Boyama,Ahşap Nedir , Ahşap Sanatı , Ahşap Kapı
Mobilya ,Ahşap Mobilya , Ahşap Merdiven,Kereste
Ahşap Ev Resimleri , Ahşap Evler , Ahşap


Ücretsiz Blog Servisi Blogsayfasi.com ile WordPress üzerine kurulmuştur.