27 Ağustos 2008Çardak Resimleri

Çardak ResimleriÇardak Resimleri

Ahşap yüzeyleri koruyun…

Dış mekanlarda bulunan kararmış, renk değiştirmiş ve kirlenmiş her tür ahşap yüzeyin temizlenerek yenilenmesi için mükemmel bir çözüm sunan su esaslı, çevre dostu bir üründür.

Verniksiz veya boyasız durumdaki her tür ahşap yüzey üzerine uygulaması son derece basittir. Uygulama için Hemel Ahşap Yüzey Temizleyici, bir fırça ve su yeterlidir.

Sayerlack tarafından üretilen Hemel Ahşap Yüzey Temizleyici doğrudan ahşap yüzey üzerine dökülür, bir fırça yardımıyla yüzeye yayılarak fırçalanır.

Ürün yüzeye uygulandıktan sonra en az 5 dakika beklenir ve ardından bol su ile yıkanarak ahşap yüzey temizlenir. Aşırı miktarda kararmış ahşaplar için aynı uygulama tekrar edilir.

Ürünün en önemli özelliği bahçe ve çevre düzenlemelerinde kullanılan bitki ve çiçeklere hiçbir zararının olmamasıdır. Bahçelerinizdeki yürüme yollarında, havuz kenarlarında, çitlerde ve aklınıza gelebilecek her tür boyasız/verniksiz kirlenmiş yüzeyde kullanılır.

Gerekli yüzey temizliği yapıldıktan sonra ahşap yüzeye Hemel Tik Yağı veya Restol sürülerek bakım tamamlanır.

Ahşap, Ahşap Ev ,AHŞAP YAPI ELEMANLARININ KULLANIMI VE DEĞİŞİMİ

AHŞAP YAPI ELEMANLARININ KULLANIMI VE DEĞİŞİMİ

Zaman içinde mimarinin değişimine yeni konstrüksiyonu ve biçimlere yönelmesine çok çeşitli faktörler etkili olmuştur. Bunlardan biride yapı malzemeleri seçimi endüstriyel gelişmedir.

Ahşap canlı bir organizma olan ağacın meydana getirdiği lifli heterojen ve an izotrop bir dokuya sahip organik esaslı bir yapıya sahiptir. Ahşap adı Arapça “odundan mamul eşya anlamına gelen” Hasep kelimesinden gelmektedir. Ahşap diğer yapı malzemelerinden farklı olarak belki de canlı bir dokunun ürünü olması nedeni ile yapılarımızda daha çok görmek istediğimiz sıcak bir malzemedir. Ancak özellikle ekonomik nedenlerle çağımızda kullanılması gittikçe zorlanan doğal ahşap günümüz teknik imkanları ile homojen ve izotrop bir malzeme olarak geliştirilmiş, böylece ölçü bakımından yapıda kullanılmaya elverişli olmayan ahşaptan ve de değerli ağaçlardan en fazla yararlanma imkanları getiren fabrikasyon ürünü ekonomik amaçlı yapıda doğal ahşaptan daha geniş olanlara sahip suni ahşap malzemeler kullanılmaya başlanmıştır genel olarak ahşabın yapı kuruluşunda yer alışının tercih nedenlerini, elde ediliş kolaylığı açıklık geçmede konstrüksiyon kuruculuğunda sahip olduğu imkanlar malzemenin işlenebilme ve istenilen biçime getirebilme rahatlığı ısı – ses tutuculuğu ve sıcaklık hissi ve hijyenik yönü ile mekanik mukavemetin oldukça yüksek değere sahip oluşu şeklinde özetleyebiliriz.

Ayrıca mimarimizde çok geniş kullanım alanına sahip olan ahşap malzemenin seçiliş nedeni içinde felsefi düşüncesinin bir yeri vardır. Örneğin Türklerin doğa sevgisini ağaca karşı olan geleneksel saygılarını ortaçağ Avrupa’sının kalıcı taş yapılarının yerine geçici yapılar yapmadır ki dünya görüşlerini ve sökülebilir bir malzeme seçimi ile göçebelik hislerini ahşap kullanımları ile bağdaştırabiliriz.

Oğuz Türklerini Oğuz Destanındaki Fıstık Çamı, Kaynı ağacından doğan beş erkek çocuğun öyküsü veya Türkün her olayı bir ağaç dikme vesilesi yapmasını ağaç sevgisinin en güzel örneği sayabiliriz

Eski insanlar evini yaparken hiçbir zaman onu en küçük detayına kadar tamamlamıştır. Gelecek kuşakların da bir takım ilaveler yapmasını istemiştir.ayrıca bazı evlerin kapılarının üstünde “mal ve mülk için yalan dendiği ve gerçek sahibinin kim olduğunu soran” çeşitli beyitlerin bulunuşu da Türk felsefesine gören evin geçici olarak kabul edildiğini açıkça göstermektedir. Çağdışı devirlerdeki Avrupa da görülen anıtsal ve kalıcı taş yapıların ise aynı anlamı taşımadığı gözle görülür bir gerçektir.

Mimarinin biçimlenişinde malzeme önemli bir faktör olmuştur. Dolayısıyla yapı malzemeleri teknolojisindeki değişimler ve gelişimler mimarinin konstrüksiyon ve formuna da paralel olarak aksetmiş ve bu değişimlerin bütünleştirdiği yeni bir mimari çıkmış, zaman süreci içinde ahşabın mimarideki kullanımını öncelerken konuyu teknoloji büyük değişiklikler gösteren endüstri devrimi öncesi ve sonrası olmak üzere ikiye ayırarak incelemek daha uygun olacaktır.

Endüstri devrimi öncesi ahşap, ilk insanın barınak gereksinimlerini karşılamak amacı ile kullanıldığı doğal yapı malzemelerinden biri olmuştur. Önceleri ağaç kavuğundan başlayarak yapıda saz, kamış ve ahşap yığma tekniklerini uygulamış ve ahşap karkas sistemine geçilmiştir. Doğal ahşapta eskinin zamana bağlı geleneksel bir gelişme gösteren malzeme seçimi ve kullanımı bilgisi ile günümüz malzeme kullanım tekniği arasında çok az değişim görülmektedir.

Örneğin ahşap çatı kuruluşun da ilk defa Prigya ‘ da uygulana teknik ile bu gün kullanılan geleneksel teknikler birbirine çok benzemektedir. Türkler doğa sevgilerini ve felsefi düşüncelerini ahşabın kendine özgü fiziksel özellikleri ile birleştirerek genellikle ahşaba yer vermişlerdir. Ahşap karkas sistemi çağdaş düzeye varacak şekildedir.

17 nci ve 18 nci yüzyıla kadar görülen örnekler aynı devir Avrupa’sındaki örnekler karkasın her kısmında çok büyük kesitli ahşapların yer aldığı daha enine bağlayıcılardan kurulduğu pencere açıklıklarının ahşabın genel kullanım ilkesine uymadığı, kullanılan payandaların ise esas taşıyıcılık görevi yerine süs için yapıldığı görülür.

9 ncu yüzyılda Selçuklulardan itibaren gelişen ahşap oyma sanatı da, Osmanlılarda 16 ncı ve 17 nci yüzyıllarda Hayrettin, Sinan, Davut ve Mehmet ağalar gibi devrin en ünlü mimarları tarafından Topkapı Sarayında açtıkları atölyede öğretilmekte idi.

Endüstri devrimi sonrası ekonomik koşullar ve kullanım amacına yönelik malzeme, üretim endüstrisinin gelişmesi ile doğal ahşap şeklini değiştirerek yerini yavaş yavaş yapay ahşap malzemelere bırakmıştır. Kaplama malzemeler 1840 tarihinden sonra mobilyacılıkta endüstrileşme başlangıcı ile geliştirilmişse de M.Ö. 1500 yıllarında Mısır Firavunu Tutankemenin mezarında bulunan fil dişi kakmalı abanoz ve sedir ağacından kaplama yapılmış bir sandık bu tekniğin çok eskiden de bilindiğini ortaya koyan bir anıttır. Ayrıca M.S. 6 ncı yüzyılda Japonya’daki ev duvarlarında kullanılan ağır kağıtlar bu gün üretilen benzeri lif levhalara örnek olarak gösterilebilir. 1930-1939 yıllarında özellikle F.L. Wright, R. Nevtra gibi ünlü mimarlar ahşap türü geleneksel bir malzemeyi ileri yapı teknikleri ile bütünleştirerek çok güzel örnekler ortaya koymuşlardır. Bu arada doğal ahşap malzemenin rutubet, deformasyonunu gidermek, yanmazlığını sağlamak ve mikroorganizmalara karşı dayanımını arttırmak amacı ile çeşitli korunum yöntemleri üzerinde araştırmalar geliştirilmiş ve heterojen yapının istenilen kaliteye ulaşması sağlanmıştır. 1908’ de Avusturya’ da, 1915’ de Amerika’ da ahşap değişik şekillerde kullanılmıştır.

Ülkemizde geleneksel yapılarımız incelendiğinde ahşap karkas sistemin yer aldığı sistem kuruluşunda sadelik ve fonksiyona aşırı özen gösterdiği ortaya çıkar. Karkas sistem arasındaki düşey yönde belli aralıklarla ara dikmeler kullanılmış, çerçeve sistemi payandalar yardımı ile rijitleştirilmiştir. Karkas arası boşluklar kerpiç, tuğla, taş gibi malzemelerle doldurulur, yöresel özelliklere göre dıştan yatay ahşap kaplamalar veya bağdadi sıva ile örtülmüştür. Duvar boşluklar ahşap kapaklar ve de alçının yer aldığı kafa pencereleri kullanılarak çözümlenmiştir. Geleneksel mimarimizin temel simgesi çatıda kendini göstermiş yapı hareketleri ilke olarak çatıya aktarılmadan oturtma çatı sistemi içinde çözümlenerek geniş saçaklarla yapılar kendine özgü bir biçim almıştır. Birbirine değen saçakları ve çıkmaları ile geleneksel bir Türk sokağı dış doğal etkilerden tamamen korunmuştur. Dolayısıyla genel mimari biçimin meydana gelişinde ahşap malzemenin gücüne bağlı kalınmıştır. Bu yüzden ahşap karkas zemin katta masif taş duvar üzerine yükselerek veya dikmeler üzerine alınmak suretiyle aşağıdan yukarıya doğru genişleyen sistem kendini göstermiş her iki şekilde ahşap yapıya bir oran ve modül anlayışı gelmiştir. Yapının doğa ile bütünleşmesi sağlanmış, tavan ve saçaklarda renk ve şekil cümbüşü ile yapıya ayrı bir güzellik kazandırılmıştır. Bu dönem malzemeden mimariye akış dönemidir. Günümüzde ise teknolojinin getirdiği imkanlarla yeni yeni çeşitler oluşturulmuş suni ahşap plak lambri, kirişlerle istenilen mimari formlar elde edilmiştir.

Malzeme yapı fiziği sorunlarında halledilerek mimarimizin ihtiyacı olan malzemeler arasında önemli bir yer almaktadır.

En Cok Aranan Kelimeler

Ahşap Boyama,Ahşap Nedir , Ahşap Sanatı , Ahşap Kapı
Mobilya ,Ahşap Mobilya , Ahşap Merdiven,Kereste
Ahşap Ev Resimleri , Ahşap Evler , Ahşap

Ahşap, Ahşap Ev ,ERZURUM MAHALLESİ GELENEKSEL KONUTLARINDA AHŞAP İSKELETİN YAPISI

ERZURUM MAHALLESİ GELENEKSEL KONUTLARINDA AHŞAP İSKELETİN YAPISI

Ahşap yapılarda zemin kat direklerle teşkil edilir. Bunların yükseklikleri 2.5-5 m arasında değişmektedir. Kesitleri oldukça kalındır. 20 x 20 ve bazen daha kalın olabilir. Direklerin yerleri betonarme karkasta olduğu gibi plan durumuna göre tertiplenmiştir. Üst katta duvarların birleşme yerlerine direkler konulmuştur. Açıklık fazla olmadığından direk görülmemektedir.

Boyları 3 – 4 m olan bu direkler yuvarlak veya dört köşe kesitli olurlar. Daha büyük kesitli ağaçtan biçimleyip kullanılacak kesitteki bir ağaçtan kesilir. Bunun daima dış etkilere maruz bulunan direklerin çürüme, çatlama ve dövme bakımından faydalıdır. Direklerde genellikle başlık ve payanda kullanılmamıştır. Bu yapılarda zemin kat duvarları ve 1. nci kat duvarları aynı hizada değildir. Bahçe içindeki münferit evlerde üst kat dışarı bir parça taşmış olarak yapılır. Yapıların cephesinde bir veya iki oda dışarı çıkmıştır. Bazen sofada dışarı çıkmıştır. Çift taban kullanıldığında bile bunlar kiriş başları ile düzlem içine girerek çakışma payı büyük olan bir satıh meydana getirmezler.

Geleneksel konutlarda kirişler tek istikamette konmuştur. Yönlü kirişlemeler ve çift tabanlar pek görülmez. Direklerin başlığını teşkil eden ve döşeme kirişlerini taşıyan tabanlar büyük kesitli 20 x 25 cm olurlar. Bunlarda direkler gibi kesitteki ağaçtan yalnız kapak almak suretiyle hazırlanır.

Üst katın duvarlarını teşkil edecek olan dikmeler bir yastık üzerine otururlar. Esas dikmeler köşelere, pencere kenarlarına gelmek üzere 1.30 – 1.50 cm ile konur. Pencereler köşeye birbirlerine yakın oldukları zaman dikmeler sıkıştırılmaz. Pencere boşluğunu teşkil etmek üzere tali dikmeler konulur. İskeletin direklerden sonra ikinci esas parçası olan iskeletlerin payandalarına göre daha yatık meyilde kullanılmışlardır. Payanda meyili 30o civarındadır. İmkan bulunduğunda 45o kadar yatık olanlarını dahi yapmışlardır. Ahşap iskelet kısmı düşey ve yatay kuvvetleri karşılayarak evlerin ayakta kalması ve şekil değiştirmemesini, dolgu ve kaplama kısmı ise dış tesirlerin iskelete zarar vermesini temin ederek odaları soğuk ve rutubete, sese karşı tercih etmişlerdir.

Yapının iskeleti şu kısımlardan teşekkül etmiştir.

Yatay kısımlar (Tabanlar, başlıklar, bağlantılar)
Düşey kısımlar ( taşıyıcı ve ara dikmeler)
Çapraz kısımlar, payandalar

Bu elemanlar bir araya geliş biçimlerine göre iskelet yapısına değişik şekilde tespit kolaylığı sağlanmıştır. Dolgu malzemesi sıvanmayan yapılarda iskelet kısmına estetik şekiller vermiştir.

Bu tip yapılar iskeletin bir bütün olarak çalışması ve iskelet yükünün temele eşit şekilde yayılması esasına dayanır. Kagir bir temel topraktan gerektiği kadar yükseltilip çimento şap zemini hazırlanmış taban kirişi tesviye edilmiş zemin üzerine oturtulmuştur. Taban 1 – 2 m’de bir kagir duvar veya hatıla bağlanmıştır. Taban kirişinin altına izolasyon yapılarak iskeleti rutubete karşı tercih etmişlerdir.

Bu da şöyle yapılmıştır. Bir veya iki tabaka halinde özel tutkalı ile yapıştırılan rüberoit yahut benzeri bir tür emdirilmiş bir karton ile temin edilebilmiştir. Tabanın duvar üzerine yerleştirildiğinde tabanın en az kagir duvar yüzü ile aynı seviyede yerleştirildiği gözlenir.

Bu da kaplama kalınlığı kadar duvar yüzünden sızacak sulara karşı bir yağmur damlalığı oluşmasını sağlar.

Bu yapılardan bir kısmında dikmeler 80 – 90 cm de bir konmuş ve köşeler payandalar ile takviye edilmiştir ve dikmeler köşelere pencere kenarlarına iki duvarın kesişme yerlerine rastlayacak şekilde 120 – 150 cm ile yerleştirilerek aralarına dolguyu tespit etmekte yahut kaplamayı çakmak gayesi ile daha ince dikmeler ilave edilmektedir. Döşeme kirişleri direkler üzerine atılan başlıklara oturtulduğundan, direkler üzerine atılan başlıklara oturtulduğu için bir üst katın dikmeleri ise döşeme kirişleri üzerine oturtulduğundan bu sisteme göre yapılar evlerde kirişleri dik gelen duvar yüzüne çift taban, diğer yüzde tek taban görülmektedir. Bu arada her iki duvarda çift taban yapılmak istenmişse yan duvar yüzüne en yakın gelen kirişle yan duvara doğru çakılan küçük bir bindirme kirişlerin alt ve üstüne birer başlık ve taban çekerek ve tabanları cephedeki yabanlarla köşe noktasında birleştirildikleri görülür.

Burada köşeye gelen kiriş parçasının diğer kirişlerinin açı ortayı istikametinde olduğuna dikkat edilmiştir. Tek ve çift taban sisteminde köşedeki birleşme noktalarının teşkili daha detaylı olarak görülmektedir. Bu yapıların bir mahsuru dikmeler altındaki muhtelif taban başlık ve kirişler ahşabın liflere dik istikametteki çalışmanın fazlalığı yüzünden yapı yüksekliğince önemli bir miktar kısalmaya neden olarak evlerde oturmalara ve kaplamalardaki çatlamalara maruz kısımların ebadını takriben görüldüğü kadar göz atacak olursak iki katlı binalarda toplam çalışan kısım yüksekliği h=12 44+12 x 2 =68 cm olduğu görülür. Çalışma kat sayısı % 5 alınarak kısalma miktarı 68×5/100 = 3.4 cm bulunur. İki katlı binaların 3.4 cm kısalması fazlaca bir çalışma miktarı olduğundan taşıyıcı elemanların liflere dik doğrultuda tertip edilmemeleri gerektiği görüşülmektedir. Lif doğrultusunda tertip edilmesi gerektiği görülür.

Bundan dolayı son zaman yapılarında Amerika iskelet yapı sisteminde kullanılmıştır. Ayrıca sonradan yapılan ahşap iskelet yapı sistemi direklere oturan binalara rastlamıyoruz. Her iki katta ahşap iskelet arası dolgu olarak yapılmıştır.

Esas direklerin altına yastıklar konulur. Aradaki boşluklar kerpiç veya tuğla ile örülür. Karkas sistemi aynıdır. Kiriş başlarının geldiği yere çift tabanlı olmak üzere dikme araları ve payandalar aynı biçimde yapılmıştır. Üst kat konstrüksiyonu da aynı biçimde yapılmıştır. Bütün dikmeler aynı boydadır. Bütün duvarların üst hizasına aynı taban kirişi dolaştırılmıştır.

Sonradan kullanılan Amerikan sisteminde ise,

Dikmeler iki kat yüksekliğinde devam eder
Köşeler çift dikmelerle teşkil edilmiştir
Dikmeler 40 – 50 cm ara ile yerleştirilerek taşıyıcı sistem bina içinde daha uygun duruma getirilmiştir.
Döşeme kirişleri her bir dikmenin yanına getirilerek dikmeye yandan çakılmıştır.
Ya dikmeler arasında gerçek payanda yapılmış veya dikmelerin arkasına kertme suretiyle oturan payanda kirişi yerleştirilmiştir.
Kaplama ekseriyetle çapraz doğrultuda yapılarak yatay kuvvetlerle karşılanmıştır.

Bu tip iskeletin en altında dikmelerin kuvvetini döşemeye yayan tabanlar liflere dik doğrultuda çalıştığından bu sistemin esasına aykırı gibi görürsek bu asgari çalışmayı toprak ve kagir temel duvarındaki kaçınılmaz oturmanın devamı olarak görülebilir. Öyle ise temelin yapımı esnasında nelere dikkat etmeliyiz.

En Cok Aranan Kelimeler

Ahşap Boyama,Ahşap Nedir , Ahşap Sanatı , Ahşap Kapı
Mobilya ,Ahşap Mobilya , Ahşap Merdiven,Kereste
Ahşap Ev Resimleri , Ahşap Evler , Ahşap

Ahşap, Ahşap Ev , TEMEL VE KARKASIN YAPIMINDAKİ ESASLAR ŞUNLARDIR

TEMEL VE KARKASIN YAPIMINDAKİ ESASLAR ŞUNLARDIR

Esas taşıyıcı direkler yine münferit ayaklara oturtulur. Zemin kat döşemesi yerden yüksek tutulduğu için iskelet yapıda normal kat döşemesinde olduğu gibi kesilmeyip birinci kata kadar uzatılmıştır.

Direklerin kaidesi hizasında oldukça iyi bir bağlantı temin edilmiştir. Döşeme kirişleri tek istikamettedir. Bir taraf çift, bir taraf tek tabanlı idi. Üst katın tavanı yine aynı seviyede, çevre ve bölme duvarlarını dolaşan bir başlık üzerine oturtulur. Payandalar 30o meyillidir. Üst başlığa tespit edilmeyip direğin ucuna tespit edilmiştir. Bu noktadaki kusuru önleyici bir önlem olarak imkan bulunduğu takdirde orta yerde diğer bir esas dikme aynı noktadan iki taraflı olarak payandalanır.

Dolguyu daha çok kerpiç ve tuğla teşkil eder. Bunları taşıyacak olan tali unsurlar sık olarak ve yalnız düşey istikamette konulan ince dikmelerden ibarettir. Bu tip evlerde de esas dikmelerde boşluk yoktur. Bu binalar yerden bir miktar yükseltilmiş kagir üzerine bir veya iki katlı karkas olmak üzere yapılır. Bazı binalarda ise binanın zemin katı tamamen kagir olarak yapılır. Üzerine bir kat ahşap ilave edilir. Her iki duvarda da iskeletin kagir duvarı tespitine önem verilmemiştir.

Bunlar tabanla kagir duvarın birleştiği noktada suyun dışarı atılması meselesinde pek önem verilmemiş, kagir duvarların bitiminde ahşap hatıl yapılır. Bu ahşap hatılı ahşap iskeletin oturacağı tabanı teşkil eder.

Bu ahşap iskeletin oturacağı hatıl çepe çevre bütün duvarların üstünü dolaşır. Evin zemin kat döşemesini teşkil ederek kirişler bu tabana otururlar. Kiriş başlarının geldiği tarafta ikinci taban konulur. Kat kirişi istikametindeki duvar üzerinde de diğerlerine göre daha büyük kiriş konulur. Bu istikamette 2 ahşap kesit üst üste gelmiş olur. Bunların üzerine zemin katın duvarlarını teşkil edecek olan direkler dikilir. Aynı şekilde 2. kat döşemesi ve duvarları tamamlanır.

Ahşap, Ahşap Ev , DUVAR DOLGUSU KAPLAMALARI

DUVAR DOLGUSU KAPLAMALARI
AHŞAP YAPILAR iskelet yapılarda ahşap iskeletin boşlukları tuğ1a, kerpiç gibi dolgu malzemeleri ile doldurularak veya iskeletin her iki yüzü tahta ve suni levhalarla kaplanarak bu tip yapıların duvarları teşkil edilir.

Bu durumlarda dolgu daha muntazam yapılmıştır.(Erzurum Mah. Zülüflü Sok.No:18) Erzurum Mahallesindeki evlerin duvarları genelde kerpiçtir ve bunların dikmelerle daha iyi birleşimi&nbs

14 Ağustos 2008İletişim

İletişim

ŞİRKET BİLGİLERİ

» İsim : Faruk Köse

» Pozisyonu : Yönetici

» Çalışan Sayısı : 8

» Adres : Müftü Mahallesi Çelik Sokak Köse Oglu Apt.

» Şehir : Rize

» Telefon : +90 0535 230 22 61

» :


Ücretsiz Blog Servisi Blogsayfasi.com ile WordPress üzerine kurulmuştur.